2 Aralık 2013 Pazartesi

bizim akşamlarımız....

Merhaba,

Bir annenin feryadı...

Tam olamamak, anlatamamak, anlaşılamamak...

Hep aklında bir iş ve düşünce hali...

Çocuklarla yeterince zaman geçirememekten yakınmak,
Eşinle el ele konuşamamaktan, filmi sonuna kadar izleyememekten (her seferinde uyuyakalmaktan), O'nu şaşırtamamaktan şikayet etmek...

Daha açık anlatabilmek için;

Çocuklar uyuduğunda yemek yaparsanız, kocanız bekler durur, romantizm kaybeder
                                  yaşasın bu akşam bizim olsun derseniz sabah kalktığınızda toplanmamış bir salon, uykusuz gözler ve yemeksiz buzdolabına "merhaba" dersiniz

Baktınız ki ortam sessiz biri salonda oyun kurmuş oynuyor diğeri beşikte uyuyor;
    Odamı toplayayım derseniz aklınız işte kalır fabrikaya bağlansaydım iyi olurdu...
    Fabrikaya bağlanınca odanızın dolaplarının dışarı taşmasını engellemek içim daha bir sert kapatırsınız,
    Ütü de yapabilir miyim ki? (ütünün fişini en az 26 kez takıp çıkarmayı göze alırsanız eğer)
 
Sessiz sandığınız ortamda meğer ne kıyametler kopmuş; bir bakarsınız ki salon elinde boya kalemleri ve ellerinde tüm gök kuşağı renkleri mevcut afacan oğlunuzca tehdit edilmekte...
Beşikte ki de size bir sürpriz hazırlamış ve yaptığı kaka sebebiyle üstünü baştan aşağıya değiştirmek zorunda kalmış hatta banyoya kendisini atmışsınızdır...

Eşiniz ben yatıyorum dedikten sonra yatağa girme işlemi sadece 3 saniye sürer, siz yatıyorum dersiniz ve;
Koltukları ve minderleri düzeltirsiniz,
Oğlunuzun sizin canınıza kastı var dedirtecek tuzaklarından kurtulup oyuncaklarını toplarsınız,
Yapılan sulu boya etkinliğinden kalan hatıraları temizlersiniz,
Mutfak tezgahında ki bozulması mümkün yiyecekleri buzdolabına sığıştırıp, tezgahı temizlersiniz,
Tezgahı tarif etmeme gerek yoktur sanırım::))
Banyoda dişlerinizi fırçalarken lavaboyu ovup tuvaleti fırçalarsınız,
Bitmiş çamaşır makinesini boşaltır, asarsınız, içini tekrar doldurup sabah çalıştırmak üzere hazır edersiniz,
Çamaşırları asmanız için kuruyanları katlar ve ütülenecekleri ayırırsınız,
Ütü azmış hadi yatmadan halledeyim ayak altından kalksın demek çok sakıncalı bir iştir ki kaçan uykunuzu yakalamak için buzdolabını dahi temizlemeniz gerekebilir,
Tam yatağa girecekken kızınızın karnı acıkır ve onu emzirirsiniz,
Emzirme işlemi eğer biraz hararetli geçti ise süt koktuğunuzu hissedip banyoya girersiniz,
Mis gibi olmanın verdiği sevinç ile yatağa kafanızı koyduğunuzda; mis gibi olmanın dayanılmaz davetini duyan eşinizin ayaklarını ayaklarınızda hissetmeye başladığınızda anlarsınız ki henüz yatmaya hazır değilsiniz..)))
Eşiniz 3 saattir uyuyor ve enerji depolamış bir şekilde size sarılırken gözünüzden uyku akar, akar...
Tekrar yapılan banyo ve bu sefer "uyku sana geliyorum" nidalarıyla uyumasanız da bayılırsınız,
Yani ben de yatıyorum dedikten sonra yaklaşık 4-5 saat yatmayı ertelemişsiniz,
Sabah bu duruma küfreder bir şekilde uyanmaya çalışırsınız başınızda ki o sinsi alaycı ağrı ile....

Mutluluk ve sevgiyle...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder